Kayıtlar

Eylül, 2018 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Kasırgamız Çiğdem

Resim
Heyecanla beklediğimiz fırtınamız gelmedi. Oysa ona isim bile aramıştık. Ben bu arayışta en çok Çiğdem ismini beğenmiştim. İzmir'in kasırgasına da bu isim yakışırdı, Boyoz daha çok erkek ismini andırıyordu, kumru da fırtınanın heybetini hafifletirdi. Bir de kırbaç vardı en çok konuşulan, ama benim en az tuttuğum isimdi bu. Madem bizim misafirimiz olacaktı ismi de bize özel olmalıydı, değil mi?
İki gün önce iş dönüşü marketteyim, bir aile var önümde. Ailenin annesi kasırga geleceğini söylüyor eşine, makarna alalım diyor. Bu sayede markette çevresinde olan bitene ilgili olan ben de ilk kez kasırganın yaklaştığını duyuyorum bu vesileyle. Yahu kasırga açık denizde olmaz mı, ne işi var memleketimde diye düşünen ben merakımı yenemiyorum yine de, aileyi izlemeye devam ediyorum, ayıp olmasın diye izlediğimi de çaktırmıyorum. Çocuk fırsatı bulmuş kaçırır mı, çikolata, bisküvi derken, patlamış mısır bile atıyor sepete. Sanırım balkondan büyük ekran kasırga izlemeye niyetli. Ailenin babası …

Fakülte Yılları

Resim
Hayatın içinde hepimizin unutamadığı geçmişe dair anıları vardır. Çoğu zaman traji komik anılardır. bunlar. Bir çok kişinin okul anıları, bazılarının da asker anılarıdır geçmişten günümüze unutamadıkları. Bende bu anılar daha çok okul yıllarına ait. Fakülte hayatımı ailemden uzak, farklı bir şehirde geçirdiğim için anılarım da daha çok arkadaşlarla aile olmaya dair. Şaban karakterini çok sevmemizin nedeni, onun düştüğü saflıklara ve sakarlıklara zaman zaman hepimizin düşmesi. Bu bizi karaktere yakınlaştırıyor, bizden kılıyor.
Öğrencilik yıllarımda aynı evde üç kişi kalırdık. Ev arkadaşlarımdan birinin ailesi yurtdışında yaşıyordu ve annesi oğluna çok düşkündü. Hangi anne düşkün değildir ki zaten. Buradaki annemiz biraz fazlaca da evhamlı. Ev olarak yemeğe biraz düşkünüz, uğraşıyoruz falan yemek üzerinde. Yap makarna geç durumlarını biraz aşmışız. Kış günü bizimkilerden biri canım patlıcan istedi dedi. Bol etli yapalım diye de ekledi. Tamam yapalım da patlıcan zamanı değil. Neyse mark…

Şehrin Sokakları

Resim
Gün bitiyordu şehirde, adımlarını hızlandırdı ıssızlaşan sokakta. Bu sokak gündüzleri ne kadar hareketli olurdu oysa, şimdi tıpkı kendi geçmişi gibi sessizliğe bürünüyordu. Konuşmanın, okumanın suç sayıldığı günlerde geçmişti çocukluğu. Son minibüse yetişmeliydi. Aksi halde elinde kalan son paraları da taksiye vermek zorunda kalacaktı. Daha üç gün vardı maaş almaya, maaş dediği de hiç bir zaman yetmeyen üç beş kuruştu. Bir arkadaşının şirkete veda yemeğine katılmıştı. Geleceğin daha iyi olmasına umuttu bu  değişiklikler. Çalışanların çok büyük kısmı mutsuzdu ülkesinde, umutlar tazeleniyordu her seferinde. Acelesi olduğu için son şişeyi yanına almıştı. 
Bir çocuk gördü yolun kenarında. Küçük, çelimsiz bir çocuktu, esmerdi. Yaşı on civarı olmalıydı. Boş yoğurt kaselerini ters çevirmiş onlarla müzik yapıyordu. Bir an geçmiş okul günleri geldi gözünün önüne. Babası en pahalısından almıştı flütü. Okula gittiğinde, kılıfından çıkarttığı enstrümanından bir ses bile çıkaramamıştı. Oysa arkad…

Şekil Disiplini

Resim
Bugün yeni eğitim-öğretim yılı resmen başladı. Gerçi Mert'in okulu yıl sonlarında yaptıkları tatil nedeniyle her yıl bir hafta erken başlar. Yani biz geçen hafta açtık yeni sezonu. İlk gün sendromunu diğer öğrencilerden erken atlatıyoruz. Onlar okula başlarken bizimkiler ödevlerde daha çok zaman geçirmeye başlamış oluyor.  Kıyafet, kırtasiye telaşı da mağazalar yoğunlaşmadan bitiyor bizim evde. Yılda iki defa okula ceket giyerek gidiyor. Biri bu resmi milli eğitim açılışında, diğeri cumhuriyet bayramında. Biz o yıllarda büyüdüğümüzü önlüğü atıp, cekete geçince anlardık. Ceket olsun olmasın üniforma giyilmesini tercih ediyorum. Bizimkilerin okulunda serbest kıyafet uygulaması yok, geçmiş senelerde sadece haftada bir gün serbest idi, o da çocuklar özendiler diye. Tabii ceketle görmeye alışık olmayınca bir fotoğraf çektik okula giderken.
Akşam hepimiz eve döndükten sonra geçen günü konuşurken bugünkü törenden bahsetti. Milli Eğitim Bakanlığı merkezde açılış töreni yapmış. En yakın o…

Yolculuğun Bitmesi

Resim
Hava kararmıştı hastaneden çıktığında. Bir süredir buradaydılar, zaman kavramını yitirmişti bu şehre geldiklerinden beri.  Sigara yaktı bir tane, önce derin bir nefes çekti. Ardından çevresine bakındı, az ötede acil servis girişinde insanlar endişeli bekliyorlardı. Trafik kazası olmuştu, onlarca hasta getirmişlerdi. Hasta yakınları güvenlik ile tartışıyorlardı. İlgi istiyorlardı, merak ediyorlardı, umuda dair sözler duymak istiyorlardı.  Elinde sigara, yürümeye devam etti. Oysa içmemeliydi bu mereti, zira artık ciğerleri zift kaplamıştı.
Şehri hiç tanımıyordu, bir otobüs durağında, yanında bir kaç kişi ile bekliyordu sigarasını söndürdüğünde. Orada neyi beklediğine dair en küçük fikri bile yoktu, biri sorsa. Otobüs geldiğinde nereye gittiğine bile bakmadan yöneldi ön kapıya. Zaten baksa ne değişirdi ki, otobüsün gittiği hiç bir yeri bilmiyordu. O akşam bütün yer isimlerine yabancıydı umudunun şehrinde. Bildiği tek yer hayatta en sevdiğinin şu anda kendini bilmeden yattığı o hastane i…

Hoşçakal Yaz

Resim
Hoşçakal yaz... Ne güzel başlamıştın bu sene, ama şimdi gitme zamanın. En sevdiğim mevsim ilkbahar olsa da İzmir' de o kadar az gösterir ki o güzel yüzünü, sanırım bu yokluktan ben yazı daha çok severim diğer mevsimlerden.  Yazın gün doğarken erkencidir, batarken de hiç acele etmez. En çok bu yönünü severim. Karanlık beni boğuyor sanırım. Çocukluktan beri sevmem karanlığı.  Bir de yaz mavidir benim için, en çok da mavidir benim rengim. Sıcaklar elbette bunaltıyor, İzmir' de yaşıyorsanuz ve sıcaktan şikayet etmiyorsanız normal karşılanmazsınız zaten. Olsun varsın, ben soğuktan nefret ederim. Hava soğuduğunda en çok evsizler gelir aklıma, içim daha çok üşür. Velhasıl yaz iyidir derim her zaman, damlar akmaz, pencereler üşümez, okul çocukları daha güvendedir.




Yaz, eşimin ilk kez hala olmasının bana etkisi olarak, benim yeni bir sıfat daha edinmemle başladı. Ben enişte oldum.  İnsan evlendiğinde de enişte olur da ben o zaman çok sevmiyorum bu sıfatı, abi bana daha samimi geliyor.…

MİM-Yaz Abur Cuburu #2018

Resim
Sevgili blog arkadaşlarımdan Öneri Makinesi tarafından hazırlanan bu güzel mim çalışmasında, sevgili SevKoz beni mimlemiş. Umarım paylaştıklarımla bir nebze olsun müzik dolu keyifli anlar yaşarsınız. O zaman çok bekletmeden başlayalım.
Yazın çıkan çok sevdiğim şarkıcıdan/gruptan bir şarkı
Bir Cem Karaca hayranı olarak, çıkar çıkmaz Cem Karaca anısına değerli şarkıcı ve sanatçılarımızın, üstadın şarkılarını seslendirdiği "Merhaba Gençler 2018" albümünü alıp büyük keyifle dinledim. Bu şarkıyı üstadın anısına, bu albümden seçerek başlıyorum. Böyle bir yazıya Cem Karaca şarkısıyla başlamak ayrıca mutlu ediyor beni. Can Bonomo "Namus Belası" ilk seçimim.






Bu yaz en yeni keşfin
Retrobüs diyorum . Albüm çıkartmayı şimdilik düşünmüyorlar, eski şarkıları çalıyorlar. Mottoları "Kopyalar asıllarını yaşatır". Üstadları bizlere yaşatıyorlar dinlerken. Dinlemek inanılmaz keyifli, muhakkak dinleyin.



,

Bu yaz sürekli dinlediğin şarkı
Çok eski bir Girit Türküsü  olmasına ra…

İzleyiciler

Boomerang

Bumerang - Yazarkafe