Kayıtlar

Mayıs, 2018 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

İzmir Günlükleri-Kızlarağası Hanı

Resim
Hafta sonu kuzenlerimiz geldi İstanbul' dan. Biz geleceklerini öğrendikten sonra neler yapabiliriz diye düşünmeye başladık. Zaman kısıtlıydı, keşke daha uzun olsaydı diye üzülüyoruz hala. İzmir gezisi olur da Tarihi Kemeraltı ziyareti olmaz mı. Tabii ki listenin en başına sembolümüz saat kulesi ve Kemeraltı turunu ekledik.
Kemeraltı öyle bir çırpıda anlatılmaz. Uzun uzun yaşatmak gerekir sözcüklerle. Kemeraltı lezzetleri bile bir yazıdan fazla sürmeye değerdir. Biz İzmirliler zaten çok hızlı yaşmayı da sevmeyiz, tadına vara vara yaşayacaksın yaşamın her anını değil mi. Önce kırk yıllık hatırı tesis etmeliyiz, gerçi yanımızdakiler can, sonsuz hatırları vardır. Kemeraltı' nda kahve Kızlarağası Han'ında içilir, not alır mısınız lütfen.


Doğudan İzmir’e gelen kervanların taşıdığı malların depolaması, pazarlaması ve tüccarlar ile kervanları barındırmak için 1744 yılında daha sonraları Kızlar Ağası Han olarak anılacak Hacı Beşir Ağa Han ismiyle inşa ettirilmiştir. Hacı Beşir Ağa II…

MİM-Ben Bunu Yazmam

Resim
Mim Ben Bunu Yazmam!!!


Sevgili Melissa mimlemiş beni, zaman kaybetmeden bir an önce yazmak istedim. İşten gelir gelmez yemek yemeden oturdum bilgisayar başına, aman Allah'ım tıkandım sandım. Ne zormuş insanın kendini sorgulaması. Sevgili Derya gerçekten harika bir konu seçmişsin.  Bu güzel konuyu seçtiğin için sana, ardından beni mimleyen Melissa' ya çok teşekkür ederim.
Kendimi bildim bileli okumayı da, yazmayı da çok severim. İlkokuldayken öğretmenimin bana seçtiği meslek avukatlık iken, ben gittim mühendis oldum. Mühendis oldum da gazetecilik içimde bir yerlerde kaldı. Genel olarak insanlarla iletişimi çok severim. Hayatım boyunca "yabancılık çekmek" deyimine bir anlam veremedim. Bana yabancı olan bu deyimin yerini hep "kaynaşmak", "uyum sağlamak" aldı. Öğretmenimin tercihinden çok konuşkan olduğumu da anladığınızı tahmin ediyorum. Eşimin yönlendirmesi ve desteği ile blog dünyasına giriş yaptım. 

Neleri Severek Yazarım?
Hayata ve insan dair her şey…

Gülmenin En Saf Hali

Resim
Günümüzün sıkıcı ekonomik ve iç karartıcı gündeminde bir nebze de olsa gülmeye ihtiyacımız var. Daha önceki yazılarımdan  birinde eski ramazan eğlencelerinden bahsettim. Bugünlerde sohbetlerimizi günlük siyaset ve ekonomi belirliyor. Bu yazım ile biraz rahatlamak, rahatlamak istedim. Hadi gündemin dışına çıkıp, eski neşeli günlerimize dönelim bir kaç dakikalığına.





Gülmek deyince aklıma ilk olarak "İnek Şaban" tiplemesi geliyor. Rıfat Ilgaz  bu karakterin gerçek olduğunu, sadece isimleri değiştirdiğini söylemiştir.  Kastamonu Öğretmen Okulu' ndaki bir arkadaşından esinlendiğini belirtmiştir. Şaban karakteri, Hababam sınıfında karşımıza çıkar ilk olarak. Gerçeğinden farklı olarak pek çalışkan sayılmaz, ancak gerçek karakter gibi saftır.  Hababam Sınıfı Tatilde filminde etinden  yahni olamayacağını savunurken müfettişi çıldırtır.



Hababam filmleri serisi ile doğan Şaban karakteri  daha sonra bir çok filmin başrol karakteri olmuştur. Büyük oyuncu rahmetli Kemal Sunal bu tipl…

Kostümlü Oyun Şenliği

Resim
Geçen hafta sonu oğlumun isteği üzerine ailece İzmirCon 2018 etkinlik günlerine katıldık. Ne yalan söyleyeyim ilk duyduğumda nasıl bir etkinlik olduğuna dair en küçük bir fikrim bile yoktu. Tabii ki ilk bilgileri oğlumdan almaya başladım. Biraz da internete baktım, gittiğimiz yere uyum sağlamak önemli sonuçta. İzmirCon kelimesi İzmir ve Convention kelimelerinden türemiş, bence de yakışmış bu isim. İşin özü iki gün süren bir oyun şenliği. Ayrıca benim şu ana kadar bilmemiş olacağımdan dertleneceğim kadar da geçmişi olan bir organizasyon. Tamamen gönüllüler tarafından organize ediliyor ve kar güdülmüyor.
Etkinliğin yapıldığı merkeze ulaştığımız anda eğleneceğimiz hissine kapıldım. Kapı girişi önünde oyun ve dizi karakterlerini canlandırran kostümlü gençler vardı. Gençler yaptıkları iş her ne olursa olsun hakkını çok iyi veriyorlar doğrusu. İçeri girdiğimizde gençlerin bir çoğu kostümlü idi. Mert bunun Cosplay olduğunun altını çizdi. Yeni bir kelime daha dağarcığıma giriyordu. Cosplay e…

Ramazan Geldi Hoş Geldi

Resim
Hoşgeldin on bir ayın sultanı. Çocukluğumdan beri bir başka severim bu mübarek ayı. Yaşamdan geçen her yeni gün geçmişe bir o kadar bağlıyor insanı. Ondandır ki dünyadaki yaşanmışlıklarınız ne kadar eskirse, o kadar çok anarsınız geçmişi. Gerçi bu durum çoğu zaman yaşlanma belirtisi olarak algılanır, her ne kadar ben katılmasam da bu yoruma.
Yaşım henüz kahve içmez o daha  yaşlarında iken iftar öncesi televizyonun karşısına geçer iftar öncesi programları izlerdim, o ne büyük keyifti anlatamam.
Kuşkusuz en çok güldüğüm Karagöz ile Hacivat olurdu. Bu gölge oyunu, karşılıklı konuşma hatta atışma ve taklit üzerine kuruludur. Oyunda konuşmalar baş hareketleriyle değişir. Bu karakterlerin oynatıcısına hayalbaz denir. Hayalbazların yardımcıları da vardır. Bu yardımcılar çırak, yardak, sandıkkar olarak adlandırılır. 
Oyunun karakterlerinden Karagöz eğitimsizdir,  içi dışı bir olan bir halk adamıdır. Oyunda halkın sağduyusunu temsil etmektedir. Başı beladan hiç kurtulmayan Karagöz patavatsızd…

Serviste Bir Akşam

Resim
Yorucu bir işgünü daha sona ermişti. Servise biraz da geç kalmıştı Kamil o akşam. Hızlıca topladı eşyalarını, güneş gözlüğünü taktı. Bir proje nedeniyle bir de İspanyol konuğu vardı bu hafta.  Kamil ve bir kaç arkadaşı, Carmen'i de alıp Alsancak'a gideceklerdi. Maksat hem biraz iş yorgunluğunu atmak, hem de misafire şehri tanıtmaktı. Ülkeler arası bu ziyaretler kültürel farklılıkları tanımak için fırsat yaratıyor.
Servise yetişmesine yetişmişlerdi, ancak servis bir türlü hareket edemiyordu. Öznur abla her zamanki gibi yine gecikmişti servise. Çalışanlar bilir, sabahları da akşamları da servise geç kalanlar hep aynı kişilerdir. Bu kişilerin zaman planlaması ile ilgili bir problemleri olmalı, aksi halde hem sabahları hem de akşamları geç kalmaları başka nasıl açıklanır ki. Servisin içinde havaların da ısınmasının etkisiyle homurdanmalar artmaya başlamış ki Öznur abla güvenliğin kapısında göründü, böylece çıkış yapamamış son servis olan Alsancak servisi de, içinde misafiriyle bi…

MİM-BLOG MUHASEBESİ

-Hesaplaşma vakti?
Bu güzel mim için beni seçen MELONIKA' NIN DÜNYASI blogunun sahibi sevgili arkadaşım 
Melissa' ya teşekkür ederek soruları cevaplamaya başlıyorum.  Haydi hesaplaşıyoruz!
-Blog alemine nasıl girdim? Eşim GÜNDEN ARTA KALANLARblogunun sahibiydi, ben de ailem için bir facebook grubu açmış ve bu grupta seyahat notlarımı paylaşıyordum. Eşim bir gün bana sana  da blog açalım dedi. Böylece başlangıçta çok da yoğun sayılamayacak bir şekilde benim blog yaşamım başladı. 

-Hangi blog bana ilham oldu ? İlk olarak eşimin blogu başlangıcımı sağladı, gelişen süreçte Ali Lidar, Melonika' nın Dünyası okumaktan özellikle keyif aldığım bloglar oldu.

-Bloga yazdığım ilk yazım ile son yazım arasında fark var mı? Aslında genelde yazılarımda duygusallık öne çıkıyor. Elbette teknik olarak farklılıklar olsa da, sürekli gelişim var sonuçta, içerik olarak ilk yazılarımdan çok uzaklaşmadığımı düşünüyorum.
-Yakın çevremdeki insanlar blogumu biliyor mu? Blog sayfama ait Facebook sayfam, instagr…

Şampiyon Altay

Resim
Günler süren uykusuzluk şampiyonluk zaferiyle nihayet son buldu. Bu sabah yataktan kalktığımda hem dinlenmiş, hem de  mutluydum. Şöyle bir düşündüm sabah kahvaltımı yaparken, biz nerelerden geldik, neler yaşadık diye. 






Haksızlıkların başlangıcı 2001 yılıydı, devlet eliyle uğradık haksızlığa hem de. Diyarbakır' da finale çıkıyorduk, ama devlet şampiyonun adını çoktan koymuştu ve biz değildik hakkımız iken. Daha maç öncesi hava belliydi, Diyarbakır emniyet müdürü de teröre kurban gitmişti, şehidimize Allah rahmet eylesin. Futbolcularımızı İzmir' den uğurlarken Diyarbakır'a hepimiz dualar ediyorduk. Maçta neler mi oldu, tüm maçlar naklen yayınlanırken TRT ekranlarında bu maç yayını kesildi. Olacaklar gösterilmemeliydi ekranlardan. İzmir'li gazetecilerin makinelerine el konuldu maçtan önce. Altay soyunma odasına gaz sıkıldı, elektrikler kesildi, jeneratörler devreye girmedi. Koridorlarda futbolculara saldırıldı, dayak yedi maç öncesi Altaylı futbolcular. Hatta biraz daha ö…

Büyük Altay'ın Dönüşü

Resim
Bir türlü haftasonu gelmiyor, çocukluktan kaldı bu his bende. Heyecanla beklediğim anlar için hep yatçaz kalkçaz yatçaz kalkçaz gelecek diye avuturdum kendimi. Cumartesi günü ilk sevdam, henüz çocukken deli gibi tutulduğum aşkım için çok önemli günlerden biri. 
Henüz dört yaşlarındaydım, tanıştığımızda. Abim elimden tutup götürmüştü. Benim küçük bedenim için çok büyük bir yapıydı önünde beklediğimiz. Herkes aynı renklerde giyinmişti. Ellerde bayraklar vardı, kafalarda ise genellikle kartondan alelade yapılmış bir başlık, adına şapka denilebilirdi ama en basit hali.Yıllar boyu en sevdiğim şapka hep kartondan kıvrılmış o şapka oldu. Çok kalabalıktı ve oradaki herkes birbirini tanıyordu. Hep birlikte bir ahenkle bağırıyorlardı. Hatta omuz omuza zıplıyorlardı. İlk izlenimlerim buydu gittiğim ilk maçtan.



Bu akşam bazı anekdotlar düşüyor bilinçaltımdan. Sizin bugünlerde ünlü bir teknik direktör olarak tanıdğınız vefasız Çeşmeli B.Mustafa korner atmaya geliyor, tribünler ayakta sanki penalt…

Ahmet'in Bayramı

Resim
Yatağında yavaşça doğruldu, uykusu kaçmıştı Ahmet' in. Bir süredir böyle aniden ve huzursuz uyanıyordu çok da derin olmayan uykusundan. Yataktan hemen kalkmak istemedi. Bir süre yanında yatan o çok sevdiği eşi Gül'ün uyumasını seyretti. Büyük bir sevdayla evlenmişlerdi. O zamanlar gençlik de var başta, kızı vermemişlerdi. Ahmet çalışkandı, ancak gençliğinin ilk yıllarındaydı. Kızın ailesi çok da ikna olmamıştı Ahmet' in ev bakabileceğine. Köylük yer, başlık parası desen Ahmet de ne gezer. Bu adet eski geçerliliğini kaybetmiş olsa da biraz parası olsa kızın ailesini ikna edebilirdi. Son çare kaçarak evlenmişlerdi. Çocuk büyüyünce öpmüştü dedesinin elini de barışmışlardı.
Bir süre daha kaldı yatakta boş gözlerle tavana bakarak. Biraz sıkıntılıydı bu aralar, ay sonu zor geliyordu. Mesailer ile idare ediyordu, ancak bu da onu çok yoruyordu. Bu aralar biraz göğsü sıkışıyordu ama korkutmak istemezdi canından çok sevdiği yarini. Hiç bahsetmemişti ona, bazen uykudan uyandırıyordu…

İzleyiciler

Boomerang

Bumerang - Yazarkafe