CoVid-19 Günleri

Dünya insanları olarak zor günler geçiriyoruz. Virüsün ilk tespit edildiği yer itibariyle hastalık bize uzaktı ilk günler, hatta aylar boyunca.  Televizyon haberlerinde izliyorduk Çin' de olan biteni, biraz kınıyor hatta dalga bile geçiyorduk yedikleriyle. Durumun ciddiyetinden ne kadar uzaktık, uzaktık ama rahat değildik. 2020 yılı ülkemize öyle bir geldi ki, sorunlar, kötü haberler hiç eksilmedi hayatımızdan. Başka bir savaşın endişesini taşıyorduk o günlerde.

Covid-19 adı verilen virüsün detayına girecek bilgi birikimine, deneyimine en önemlisi eğitimine sahip değilim. Gerekli bilgilendirmeleri uzmanlar uzun süredir yapıyorlar ve virüse karşı bizi uyarıyorlar. Bize düşen uyarıları dinlemek ve önlemleri almak. Virüs, Avrupa' ya ulaştığında bile hala yeteri kadar dikkatimizi çekmiyordu. Hala bir grup insanımız yok Avrupa önlem almadı, yok Avrupa yetersiz kaldı, hatta Avrupa pis diyerek gavur edebiyatı yapıyordu. Türk genine bulaşmaz tezlerini ciddi ciddi savunuyorlardı. Artık uyarılar artmış hatta ciddi kararlar alınmaya başlamıştı ülkemizde de. Buna rağmen hala hastalığı ve tehlikeyi ciddiye almayanlar azımsanacak sayıda değildi. Okulların ara vermesini, hatta uzaktan eğitime geçmesini tatil olarak algılayıp sinema, AVM gezenleri hatırlayın, hepimizin çevresindeydi bu insanlar.

Virüs ise yayılma ortamını bulmuş ilerliyor tüm dünyada. İtalya ve bir çok Avrupa ülkesinde hala bile uç noktasını göremediğimiz yukarıya pikler yaşanıyor,  ki bundan on gün kadar önce ilk vakalar açıklandı canım ülkemde. Bu kez de, geçmiş yıllarda yokluk dönemleri yaşamış halkım stok yapmaya koştu. Haksız diyemeyeceğim bir önlemi abartanlar oldu elbet. Virüs sevdiği ortamları, kalabalıkları buldukça seviniyor, varlığını artırdıkça artırıyor. Maalesef hala yukarı çıkma trendinde seyrediyor.



Ve bence en kötüsü gerçekleşti, umre dönüşleri. Birileri hemen olayı din yönünden değerlendirip umreden gelenleri suçluyorsunuz, kutsal topraklardan virüs gelmeze kadar götürdü söylemlerini. Oysa olay dini değil bilimsel gerçeklikti. Dini yön arıyorsanız Allah'ın insanı farklı kılan beynini kullanmak en akıllıca çözüm olur virüse karşı. Birileri kendi endişeli hallerini rahatlatmak için başkalarını da aynı endişeye ortak etmeye çalışıyorlar. Kaynağı belli olmayan, doğruluğu ispatlanmayan videolar, paylaşımlar dolaşıyor sosyal medyada. Bu ortamlarda buna şaşırmıyorum aslında, her zaman böyle belirsiz ortamlarda olur bunlar. Yalan ya da doğru haberler olması önemsediğim konu değil aslında, bu paylaşımlar sonuca katkı sağlamaz sadece endişelendirir, endişe de önlem alırken konfor alanınızı daraltır. 

Bence bizde bu virüsü en çok "Ayıp olur" düşüncesi yaydı. Umreden gelmiş ziyaret etmek lazım etmezsek ayıp olur, umreden geldik mevlüt yapmazsak elalem ne der ayıp olur, kandil günü büyüklerimizi ziyaret etmezsek ayıp olur, falanca kişi ameliyat olmuş geçmiş olsuna gitmezsek çok ayıp olur ve daha bir çok ayıp olur bahanesi hepimizi risk grubuna dahil etti.

Geldiğimiz noktada eve kapanabilecek aklı selim olanlar evden çıkmıyor, eve kapanamayacak aklı selim çalışanlar sosyal mesafeyi koruyarak, tavsiye edilen önlemleri alarak kendi ve sevdikleri için riski azaltmaya çalışıyorlar. Bir de bir grup var ki, aklı selim olmayanlar, diğerleri ne kadar önlem alırsa alsınlar bu arkadaşlar virüse dayılanacak, kendince ona virüs bir şey yapmayacak ya, yeter ki ayıp olmasın ya, işte bunlar önlem alanların önlemlerinin etkinliğini nerdeyse sıfırlıyor. Allah aşkına ne işiniz var hala içiçe yok piknikmiş, yok balık tutmakmış, yok AVM ymiş. İnsanlar ölüyor, en çok da yaşlılar ölüyor istatistiklere göre. Görünen gençler için de kolay geçmiyor hastalık süreci. Bir ara verin artık sosyal yaşamlarınıza, pikniklerinize.

Virüs şu anda 188 ülke ve bölgede yayılımını sürdürüyor, en kötüsü can almaya devam ediyor, kısa zamanda da durulacak gibi bir istatistik verisi alınamıyor. Bu süreyi kısaltmak için yapmamız gereken uzmanların önerilerini dinlemek ve devlet tarafından alınan tedbirlere muhalefet etmeden uymak. Her zaman yaşlıları ziyaret edin denildiğinde uymayanlar, bir müddet onların ihtiyaçlarını karşılayarak uzaktan kontrol edin. Emin olun varlıkları, ona buna ayıp olmasından daha önemli. Varsın bu kez de ayıp olsun.

Ben çalışan gruptayım, ama haftasonunu ailece evden çıkmadan geçirdik. Evde geçirilecek zamanlarda çok güzel hobiler bulunabilir. Ayrıca aile fertleri de epey kafa insanlar, hoş sohbetler, kaliteli zaman geçirilebiliyor birlikte. Mısır patlatıp film izleyin hep birlikte, kitap okuma seansları yapın, müzik dinleyin. Eminim hepimizin evde yapmayı özlediğimiz aktiviteler vardır. Ruhlarımızın ve bedenlerimizin gerçekten dinlenmeye ihtiyacı var. Bir de şehrin sıokaklarının biraz nefes almaya özlemi. Sayın okuyucum imkanın olan her anında evinde kal, en önemlisi önlemlerini azami ölçüde al ve sakın taviz vererek esnetme hijyen önlemlerini. Yaşım ortaya çıkacak belki ama yıllar önce TV ekranlarında, o yıllarda benim için teyze, bir tiyatro emekçisi kamu spotu benzeri sosyal mesaj verirdi, temizlik için su ve sabun yeter diye. Ellerimizi sık sık ve uzmanların önerdiği şekilde ve sürede sabunla yıkayalım. 

Birlikte olmanın güzelliğini yudumlayın birlikte içilen kahvelerde evlerinizde. Eminim kısa bir süre sonra büyüklerimize de kahve içmeye gideriz sağlıkla. Laf aramızda kahve mekanlarını da çok özledim.



Yorumlar

  1. Umarım en kısa zamanda bu virüse karşı bir aşı geliştirilir, sanki dünya durmuş zamanda ayrı bir boyutta gibiyiz ...

    YanıtlaSil
  2. allah hepimizin yardımcısı olsun.

    YanıtlaSil
  3. Aaaa ama öyle demeyin ayıp olur yani bide bizim imanımız var. Zaten buralara uğramaz virüs mirüs, bize bir şey olmaz gavurlar düşünsün.

    Şaka bir tarafa gerçekten duyduğum ve gördüğüm şeyler karşısında söyleyecek söz bulamıyorum. Allah sonumuzu hayır etsin. Kaleminize sağlık efendim, iyilikte yazmaya devam edelim!

    YanıtlaSil
  4. Bu evde oturamama durumunu gerçekten anlayamıyorum, ben daha sıkılacak vakit bulamadım bile evde.

    YanıtlaSil
  5. Ben de evde sıkılanları anlamıyorum; seyredilecek bunca film, okunacak bunca kitap, yapılacak bunca yemek varken :)

    YanıtlaSil
  6. Dışarı çık desen çıkmazlar ama yasak ya herkesin kendini dışarı atası var. Allah akıl fikir versin.

    YanıtlaSil
  7. İnsanlar gergin.Beni aksiyeteli danışanlarım arıyor telefonla.Dilerim bu günler hızlıca geçip gider...

    YanıtlaSil
  8. Hepimiz aynı şey için dua ediyoruz.... Birkaç haftayla bitebilse keşke...Sabırla bekleyeceğiz artık. Devletin önlemleri yetersiz olsa da, ekonomimiz yeterince çökmüşken hem de... İşe bir gün gitmese aç kalacak milyonlarca insan varken devlet sokağa çıkma yasağı da uygulayamıyor, onları doyuracak bir paketi yok çünkü...En son okuduğum makaledendi bu son cümle. Dilerim gereğinden fazla karamsar bir makale çıkar da geriye dönüp bakınca abartmışız ya hu deriz...

    YanıtlaSil
  9. hastanelerden yayınlar filan yapılsa inanır bazıları. gözleriyle görmeden inanmıyor, yokmuşçasına yaşıyorlar. bedelini nasıl ödeyeceğiz bakalım?

    YanıtlaSil
  10. ah ayıp olurculuk neler çektirdi bize

    YanıtlaSil
  11. Ayıp olmasın diye, aslında istemediğimiz ne çok şeyi yapıyoruz değil mi? Millet olarak iyileştirmemiz gereken bir yönümüz olduğunu düşünüyorum bunun. Karşımızdaki kırılmasın derken, kötü sonuçlara neden olabileceği ihtimalini es geçmeyi öğrenmişiz hep. Bilim kurgu filminin içine düşmüşcesine yaşadığımız bu günlerin bize öğreteceği şeylerden biridir belki bu da, kim bilir... Kolaylıkla atlatmamız dileğiyle...

    YanıtlaSil
  12. Umarim tez zamanda bu illeti atlatiriz. Almanya'dan kucak dolusu sevgiler.

    YanıtlaSil
  13. Her şey bitsin ben tekrar mutlu olayım. Ve yorum yaptığım bloglar blogumu takip etsin.

    YanıtlaSil
  14. Hepimiz için zorlayıcı ve yıpratıcı bir süreç. Umarım bir an önce atlatırız.

    YanıtlaSil
  15. Durumu güzel özetlemişsiniz. Ayıptı, günahtı, bize bile olmazdı derken geldiğimiz noktaya çok da şaşmamak gerek. İnşallah bundan sonrası için daha dikkatli olmayı başarabiliriz. Allah hepimizi korusun 🙏

    YanıtlaSil
  16. Kısa bir süre önce okumuştum Erdal Atabek'in köşe yazısını. Orada 'Uygar Toplum'u anlatıyordu. " 'sosyal disiplin' uygar ülkelerin toplumsal karakteridir. Eğer bir ülkenin 'sosyal disiplini' varsa, orada yönetici ile yönetilen birbirine güven duyuyor demektir."

    En büyük sorunumuz da bu zaten. Biz, güven duymuyoruz ! çünkü henüz uygar bir toplum düzeyine gelemedik. Bilinç yok, bilimsel yaklaşım yok, sosyal disiplin hiç yok!. Bu yüzden endişeliyiz zaten. Kuralları ihlal edenler, sadece kendi çevrelerini değil, kurallara uyanları da riske atıyorlar. Dilerim az hasarla atlatırız.

    YanıtlaSil
  17. Biran evvel başımızdan gider inş

    YanıtlaSil
  18. Bu öyle bir virüs ki sadece kendimize karşı değil de çevremize ve tüm topluma karşı sorumlu olmamiz gerektigini hatırlatıyor bizlere..Sevsen bile dokunma,uzakta dur hem kendini hem etrafını koru diyor bizlere..
    O nedenle sorumluluk almayı önlem almayı öğrenmek durumundayız kanımca
    Geçecek bu günler ve güzel günler görecegiz..

    YanıtlaSil
  19. zor bir dönem geçiriyoruz. Allah yardımcımız olsun... :(

    YanıtlaSil
  20. Bilinçli olmak bu dönemde çok mühim, umuyorum geçecek bu zorlu süreç.

    YanıtlaSil
  21. Çalışanlar için durum daha zor size kolaylıklar diliyorum. Umarım bu kötü günleri az zararla atlatırız.

    YanıtlaSil
  22. Evet Allah beyninizi kullanın diyor bence de güzel tespit :)

    YanıtlaSil
  23. Hep düşünüyordum. Bu kadar hengameye gerek var mıdır yaşamak için. Nereye koşuyor bu insanlar? Çoluk çocuk, kadınlar bu kadar sokağa dökülmeye gerek var mıdır herzaman? Şuanki durumdan oldukça memnunum diyebilirim.

    YanıtlaSil
  24. Bu süreçte ufak şeylerin bile ne kadar değerli olduğunu anlamamız için fırsat doğdu...

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Popüler Yayınlar