Fren Sesi

Gecenin karanlığının sessizliğinde uykusu kaçtı Ahmet' in, yatağında doğruldu. Penceresinden süzülen ayışığında gökyüzünü izledi bir süre. Yorgundu bir süredir, dinlenmeyi de bilmiyordu ki fırsatı olsa. Hayatının bir dönemini düşündü, sol tarafa baktı, sevdiceği Gül yoktu artık, sol yanında acı hissetti, kafasını tekrar aya çevirdi. Belirsizleşiyordu geçmiş, belirsizleştikçe ağrısı artıyordu.

Yatamadı daha fazla, eline sigara aldı tiryakisiymiş gibi. Oysa hiç bir alışkanlığın bağımlısı olamamıştı. Çok da beceremezdi içmeyi, balkona çıkıp acemice yaktı. Bir an şu mereti bile hakkıyla içmeyi beceremedim diyerek gülümsedi. Sonbaharın esintisi vardı, üşüdü biraz. Tam kahve suyu koymaya kalktığında duydu korkunç fren sesini. İrkildi, titredi soğuğun titretemediği Ahmet. 

Yaz başıydı, Ahmet' e bayram var gel slogan at, kutla bayramını dediklerinde. Sonrası o gün tatildi. Gül ile kaçarak evlenmişlerdi, eşinde geride bıraktıklarının özlemini hep hissederdi Ahmet. Sürpriz yapmak istedi ona, madem tatildi üç gün de izin isteyip bilet almıştı eşini alıp getirdiği o  uzak diyara giden otobüsten. Sürpriz yapacaktı, heyecanlıydı bayramına giderken.  Bir an önce eve dönmek için sloganını attı, hatta kahve bile içti hiç ait hissetmediği sınıfın alışkanlığı olan kahveden.

Sürprizi duyan Gül' ün yüzündeki ifade  ile kutluyordu Ahmet bayramını. Fazla eşya almadan, çok eşyaları da olmadı zaten hiç bir zaman, hızlıca hazırlandılar evden çıkarken. Gül doya doya kokladı kardeşini, anasını. Babasının yokluğunun hüznünü yaşadı sessizce ağladığı anlarda. Ahmet uzaktan izliyordu eşinin mutluluğunu. Dönüş günü gelip çattığında yarım kalmış sevinçti geriye kalan, mutlulardı. Ahmet, ağrılarının hafiflediğini düşündü bir an. Yük ağır geliyordu bu hasretin, uzun zamandır. Hiç anlatmasa da, şikayet etmese de bakışlarında görüyordu özlemi Gül' ün. Gidiş yolundaki heyecan dönüş yolunda huzura bırakmıştı hissettirdiğini.

O an, korkunç bir fren sesi. Ahmet gözünü günler sonra açmıştı bir hastane odasının soğukluğunda. Gariptir ilk sözleriyle sigara istemişti, tiryakisymiş gibi. Oysa kalkamıyordu bile, tıpkı korkudan soramadığı gibi. Ahmet o an kalkamadı, içemedi ve soramadı cevabını duıymak istemediğini.  Eve döndüğünde yalnızlığının ilk sessizliğini hissetti iliklerine kadar. Hakkını almak için slogan attığı dünde kalmıştı hayata dair umudu, hayat sürprizleri sevmiyor olmalıydı.

Şimdi gecenin bu yarısında bu fren sesi, koştu. O canı kurtarmak için aradı tüm acil ekipleri. Ambulans gelmeliydi, o soğuk ifadeli araç gelmemeliydi olay yerine. Ahmet bu kez bir canı fren sesine vermedi. Güneş yüzünü göstermeye başladığında Ahmet elinde kahve, umudunu yeşertiyordu yaşama dair.




Yorumlar

  1. Yaşama dair umutlar hep yeşerior bir yol bulup yeşeriyor yaşam o kadar inatçı ki bazen karamasarlıklardai direnişimiz anlamsız kalıyor olan zamanımıza oluyor belki de ne güzel yazmışsınız

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Umut tazeleniyor her geçen gün yeter ki izin verelim. Teşekkürler..

      Sil
  2. Hikayeyi bir masalı dinler gibi okudum, sakin duygulu ve içten yazmışsınız, emeğinize sağlık :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Beğendiğinize sevindim, güzel yorumunuz için çok teşekkür ederim.

      Sil
  3. hikayenizi keyifle okudum :) benim de son yazdığım bir öykü var. yazmak güzel. kutlarım

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yazmak kesinlikle iyi geliyor, beğenmeniz beni mutlu etti.

      Sil
  4. Çok acı bitti. Başlarda duygulandım ama sonunda da üzüldüm.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aslında bitmiyor, yaşam akması gerektiği gibi akıyor.

      Sil
  5. Acıydı fren sesi ama ben kahvenin dumanına diktim gözümü. Acı da duman gibidir. Dağılır gider. Bazen sis gibi çöker insanın üzerine ama endişeye mahal yok, sis de dapılır gider sonunda.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sis dağılır ve insan yine yazgısı ile başbaşa kalır, Teşekkürler..

      Sil
  6. "Ahmet o an kalkamadı, içemedi ve soramadı cevabını duymak istemediğini." yalın ama içine çekiyor.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu hissi verebilmiş olmam beni çok mutlu etti. Çok teşekkür ederim.

      Sil
  7. güzel bir hikayeydi umarım kurtulmuş

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kurtuluyoruz, sonra başka bir girdaba giriyoruz.

      Sil
    2. :) girdap bitmez yaşadığımız sürece

      Sil
    3. Belki de yaşamı anlamlı kılan bu.

      Sil
  8. Etkileyici bir hikaye olmuş, emeğinize sağlık.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederim, etkileyici bulmanız beni mutlu etti.

      Sil
  9. Emeğinize sağlık etkileyici bir hikaye olmuş bu arada blogunuzu yeni keşfettim ve beğendim başarılarınızın devamını dilerim :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Beğenmenize çok sevindim, hoşgeldiniz bloğuma. Çok teşekkürler..

      Sil
  10. yine harika bir içerik olmuş...
    kalemine sağlık.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkürler, seni mimledim. Haaberin olsun.

      Sil
  11. Çok ama çok güzel.Bu konusa yeteneğiniz var.Okurken insanın içine işliyor 👍

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ne güzel bir yorum, çok teşekkür ederim. Ayaklarım yerden kesildi, o sizin güzel bakışınız.

      Sil
  12. Biraz kalp kırıcıydı ama dünya hep kalp kırıyor işte, bir şekilde de yaşamaya devam ediyoruz. Kalemine sağlık..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yaşam her duyguyu yaşatıyor yaşam döngümüz boyunca. Teşekkürler..

      Sil
  13. Yaşamın döngüsünü okudum balkonda kahvesini içerken duyduğu fren sesine koşan adamın. Ölümlere takılı kalmamaya çalışalı epey oldu. Çünkü biliyorum ben de, o da, öteki de öleceğiz. Sadece nasıl yaşadığımız önemli. Elinize sağlık. Çok içten bir yazıydı.

    Not: sizi notalarla yolculuk yazımda mimledim :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Güzel yorumunuz için çok teşekkür ederim, sözlerinize katılmamak mümkün değil. Mim için çok teşekkürler, büyük bir keyifle yaptım, umarım beğenirsiniz.

      Sil
  14. Hocam her hikayenizde duyguyu çok iyi veriyorsunuz.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bunu duyma çok güzel , çok teşekkür ederim.

      Sil

Yorum Gönder

Popüler Yayınlar