Eylül Esintisi

Bu haftasonu hareketlilik var şehrimin merkezinde. Eylül sonbaharın esintisiyle kendini hissettirmeye hazırlanırken okullar açılıyor. Benim için okulların açılması en sevdiğim mevsim yaza hoşçakal anlamına gelir. Her biten yaz erken bitmiştir benim için, geride yaşanmışlıklar kadar yaşanamayanları bir sonraki yaza bırakarak gitmiştir.

Sonbaharı severim aslında, her ne kadar bahar tercihim ilkbahardan yana da olsa. Kendine ait biz hüznü vardır sonbaharın. Sanki giden yaza üzülüyor gibidir, ağaçların yapraklarını dökerek. Kendini hazırlıyor belki de erken bitecek günlere, ılık esintisiyle. Yaz ne kadar serseri ruhlu ise kış da o kadar evcimendir.




Şehir merkezinde oturan bizler için üç aydır biraz unuttuğumuz ve bundan da çok memnun olduğumuz otopark sorunu geri dönüyor. Komşulukların sınavdan geçtiği zamanlardır eylül ayı. Kolay mı uzun tatil yapamayanların otopark rahatlığı biterken, yazlıktan dönenlerin en önemli sorunu olacaktır yer bulmak.

Biz de bugün alışverişe gittik. Aslında eşim uyardı, okul açılıyor haftaya gidelim. Sonra asıl önümüzdeki haftanın daha yoğun olacağını düşünerek çıktık evden. Tabii biz tecrübeliyiz, bugün dönenler olacak arabayı çıkartır mıyız otoparktan, metro ile gezerek gidelim dedik. Ben bugün insanlarda heyecandan çok endişeli yüz ifadeleri gördüm. Çok geçmedi anlamam durumu, özellikle kırtasiye fiyatları can sıkıcı. Dış güçler fiyatları epey yükseltmiş diyerek gülümsedim içimden. Bir yandan yazlıktan, tatilden dönenler, bir yandan okul alışverişindeki endişeli yüzler. Yaşam sürüyor, sürecek. 

Bu arada çocukluğumun en büyük aktivitesi, hatta o masum yıllarımda dört gözle açılmasını beklediğim İzmir Fuarı açıldı. Oğlum uzun süredir birlikte fuara gitmedik deyince dönüş yolunda metrodan iki durak sonra indik. Çocukluğumda uzun bilet kuyrukları olurdu, şimdi kartla ne kadar kolay girmek. Bu pozitif duygum, içeri girdikten sonra adım adım kayboldu. İzmir Fuarı' nın ruhunu kaybetmişiz biz. Öncelikle, süresi neredeyse açılmasa da olur diyecek kadar kısalan fuar, Çin pazarını anımsatan çarşıcığıyla, yöresel yemekler diyerek halkı kalitesiz ve yüksek fiyatlarla kandıran yöresel yemek alanı ile, olmasa da bir şey kaybedilmeyecek kitap standlarıyla panayırdan bozma bir yapıya dönüşmüş. Çocukluğumun bir dalı daha sonbaharlar ile dökülüyor. Oysa fuar bizim görgümüzü geliştirirdi. Yeni çıkan tüm ürünleri ilk fuarda görürdük, yeni araba modellerini, yeni bir gıdayı ben ilk tavuk döneri de, Maraş' tan gelen dondurmayı da fuarda tatmıştım. Kitap tanıtımları fuarda olur, lunaparkta saatlerce eğlenirdik. Fuar demek yabancı ülkerin kültürleriyle tanıştığımız ülke pavyonları demekti. Yoksa biz nerden tanırdık Hindistan baharatlarını. Fuar demek gazinolar demekti. Halkın gittiği uygun fiyatlı Ekici Över ve Lunapark gazinoları ile biraz daha pahalı olan yemekli Göl gazinosu demekti. Muazzez Abacı' yı, Zeki Müren' i yakından görebilmekti fuar. Fuar gençliğimde makarna bira demekti. Fuar enerjimi atabilmek, aile olmanın güzelliğini yaşamak, çocukluğum , gençliğim demekti.

Artık her istediğimize ulaşmak ne kadar kolay değil mi?  Zeki Müren bizi görmüyor ama biz cep telefonumuzda bile onları görüyoruz. Fuarların ne anlamı kaldı gelişen teknolojide değil mi? Aile ile yapılan bir aktivite daha, beklenen özlenen bir zaman dilimi daha sonbahar esintisiyle veda etmiş, yaz gibi değil bir daha gelmemek üzere. Tıpkı yazlık sinemalar gibi.

Hava erkenden kararmaya başladı bile, kahveyi daha çok arar oldum. Yaz mı, uzun süredir yoktum neler mi oldu konuşacak yazacak çok cümle var, önce bir Eylül' hoşgeldin diyelim sayın okuyucum.





Yorumlar

  1. Eylül de hoş geldi, siz de hoş geldiniz o halde :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hoş bulduk, verimli sezonu açıyoruz. Özlemişim, teşekkürler..

      Sil
  2. En güzel mevsim en sevdiğim ay başladı:)
    Yeşilden sepyaya uzanan renklerle yepyeni bir başlangıca hazırlık: SOM-BAHAR
    Şair ve yazarların en aktif olduğu zamandı bir de sahi. Hoş gelmiş tabii.
    Siz de hoş geldiniz..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. o halde şanslısınız :)).Yaşamımızın baharları eksik olmasın, hoş gelsinler, beraberinde arzuladığımız tüm duyguları getirsinler. Teşekkürler..

      Sil
  3. Biz de İstanbul'da artık arabayı otoparkdan çıkartmıyoruz.Bizim otoparkda yer var ama gidilen yerlerde park sorun.En güzeli toplu ulaşım oldu artık. Okul alışveriş yapanlara allah kolaylık versin,fiyatlar çok artmış, neyse bizimkiler üniversite de orada da yurt paraları cep yakıyor.İzmir Fuarı'nın İzmir Fuarı olduğu zamanlarda,çocukluğumda gelmiştik.Çok güzeldi gerçekten.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Büyük şehirlerin benzer problemleri. Araba sahibi olup taksiye binmeyi tercih ettiren problemler. Üniversite de pek farklı değil. Dünyada geçirdiğimiz günler eskidikçe eskiyi daha çok anıyoruz. Teşekkürler..

      Sil
  4. Hoş geldiniz :) Dün aynı koşturmaca bizde de vardı. Okul alışverişi tam gaz Ankara sokaklarındaydı. Herkes mi son günü beklemiş dedirtti. Toptancıları bulup oradan çok daha uyguna hallettik biz iş. Yoksa kitapevleri yada okulun verdiklerinden alacak olsak yolumuzu kaybederdik.
    İzmir Fuarı nı eşim hep anlatır bir İzmirli olarak. Benzer hisler içinde O da. Eskiden herşey daha kısıtlıydı, insanlar bu kadar gezmiyor herşeyden haberi olmuyordu, yada alamıyorduk o illere gitmeden. Artık yeme içmeden tutunda incik boncuk ne varsa elimizin altında. Haliyle fuarlarda da yeni şey göremiyoruz yada gerçekten organik yiyecek, ev yapımı malzeme vs. yok. İmkanlar artınca gözümüz alışıyor ne varsa. Yine de ünlü sanatçılarımızın katılımı olabilirdi diye düşünüyorum :)

    YanıtlaSil
  5. Fuar hakkındaki sözleriniz düşündürdü. Nasıl da amacından saptırıyoruz her şeyi!

    YanıtlaSil
  6. Hep birlikte hoşgeldik diyelim o zaman :))

    Fuara seneler oldu gitmeyeli. En son üniversite zamanlarımdaydı. Ki o da geçeli çok oldu :))
    Ama dediğin gibiyse bırakayım anılarımda olduğu gibi kalsın, bu halini görmeyeyim.

    YanıtlaSil
  7. Eskileri bilmem ama merak ve heyecanla gittiğim birkaç fuar bana da hayal kırıklığı yaşatmıştı yaşadığım yerde. Beklentimi çok yüksek tuttuğumu düşünmüştüm çok kısa sürede bitmeleri de sinir bozucuydu ama şimdi bu okuduklarımdan sonra hayal kırıklığı yaşamam normalmiş diyorum. Lunaparklar da ruhsuz demir yığınları gibi. Niye böyle her şey ruhsuzlaşıyor anlam veremiyorum.

    YanıtlaSil
  8. Bu cehennem sıcaklarından dolayı bende son bahara ayrı bir sempati beslemeye başladım :)). Ellerinize sağlık yazınızı keyifle okudum. İzlemedeyim sizi.

    YanıtlaSil
  9. Hoş geldiniz :)
    Bir daha gelmeyecek çok şeye veda ettik. O kadar anlamlı bir paylaşım olmuş ki... Serzenişleriniz bile çok naif. "Okul alışverişindeki endişeli yüzler. " Bu deyişiniz içimi sızlattı. Ülkemde çok şey yanlış yolda. Hakkımızda hayırlısı diyelim...

    YanıtlaSil
  10. Sonbaharın giden yaza üzülüyor cümlenizi çok sevdim. Ben de aynı şeyi hissediyorum çünkü. Eylül esintisi sıcak cümlelerinizle lodos kıvamında olmuş, elinize sağlık.

    YanıtlaSil
  11. Tatlı telaşlar ile gelir Eylül hep. Neredeyse yarısına geldik. Güzel bir sonbahar ve kış sezonu dileklerimle 😊🤚

    YanıtlaSil
  12. Eylül Ekim en sevdiğim aylar.
    Okullar açıldı ben de bugün oğluma kırtasiye alisverisi yaptım dediğiniz gibi fiyatlar uçmuş.
    Izmir Fuarı ne güzeldir kimbilir. Çocukken Ankara Gençlik Parkına Fuara giderdik biz de babamla, ne güZel günlerdi: )

    YanıtlaSil
  13. Çocukken gitmiştim İzmir Fuarına aklımda pek bir şey kalmamış. Bu sefer kitap kısmını merak etmiştim basında görünce, madem beğenmemişsiniz bir şey kaçırmamışım demek. Elinize sağlık.

    YanıtlaSil
  14. ne güzel bir eylül esintisyle geldiniz hoş geldiniz.
    Birikmişleri merakla bekliyorum

    YanıtlaSil
  15. 07.09-17.09 arasi Izmir'deydim. En güzel zamani sectik izin icin bence. Yali Köyünde kaldik Alacati'nin yaninda. Iki kere merkeze gelip Kizlaragasi Haninda ve Kemeralti'nda gezdik. Park sorununu bizde yasadik. Allahim size sabir versin. Türkiye'nin trafiginde cok geriliyorum. Esim kullandi arabayi. Ben asla Türiye'de arac kullanamam galiba.

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Popüler Yayınlar