Üniversiteli Olabilmek

Hafta sonu tatilini güzel bir kahvaltıyla başlattık. Ardından bir trafiğe yakalandık ki sormayın. Yollarda geleceğimizin umutlarını gördüm. Kimi üzgün, kimi mutlu görünse de çoğu şaşkındı. Hepsinin ortak özelliği yorgun olmalarıydı. sınavlara giren öğrencilere hep içim acır. Hakkımız yok, olmamalı gencecik bedenlere yarış atı misyonu yüklemeye. 

Öğrenciliğime başlangıç yıllarımı düşündüm akmayan trafikte ilerlerken. Zaten meslek liseli olarak geriden başladığım üniversite sınavı maratonunun ilk yılında 0,6 puanla kaçırmıştım üniversiteli olmayı. Bizim zamanımızda, biz sınav puanlarımızı görmeden tercih yapardık. Ee tabii benim hedefim de bilgisayar ve elektronik mühendislikleri olduğu için epey yüksekten başlamıştım tercihlere, meslek liseli olduğumu nerdeyse unuturak. Bu arada epey de yaklaşmıştım aslında mutlu sonuca. Biraz batıda kalma isteğim olmasa, üniversiteli bile olmuştum ya, neyse olmadı sonuçta. Kişilik temeli atarken ne büyük acıydı ilk yenilgi, hem de bu kadar yakınken. Üzülmüştüm tabii ki, tıpkı şu iki günde bir çok gencin üzüleceği gibi. Kendimi toparlayıp baştan başlamam için süreye ihtiyacım vardı, kolay da olmadı. Bir çok genç bunu yaşayacak pazartesi gününden itibaren, bir kısmı da sonuçları gördükten sonra. Gerçi şu anki kontenjan sayısı, bizim zamanımızdaki sayıyla karşılaştırılamayacak kadar çok olsa da birileri sistemin dışında kalacak. Şimdiden, sınav maratonuna yeniden başlamak zorunda olacaklara çalışma gücü ve şans dilerim.




Bir sonraki sene, hedefim olan elektronik mühendisliğini kazandım. Uzun, zor ve endişeli bir yıl olmuştu benim için ve ben de kazananlardan biriydim artık. O zamanlar iki basamak olan sınavların ilkindeki gibi %1' e giremesem de, ikinci sınavın daha başında anlamıştım kazandığımı. Sınav sonrası dershanede hocalarımla sınavı değerlendirirken gözyaşlarımı zor tutuyordum. İki senemi vermiş ve artık mutluydum.  İşin garip yanı sınavdan zevk de almıştım. Zamanımı artırıp, matematik öğrencisinden beklenmeyecek bir performansla,  nerdeyse tüm paragraf sorularını doğru cevaplamıştım, yetmemiş beğendiğim paragrafları tekrar okumuştum. 






Bu sınavlar, ilk sınavınız olmadığı gibi son sınavınız da olmayacak. Uykusuz geceler bekleyecek sizi, emin olun. Daha önce çok da tüketmediğiniz kahve var ya, üniversiteli olduğunuz andan itibaren en çok tükettiğiniz sıvı olacak. Hatta üniversiteyi kazanmak mı, okumak mı, bitirmek mi, sonrası mı daha zor, bu sorunun cevabını soracaksınız kendinize. Emin olun hepsi birbirinden zor, bir o kadar da keyifli. Anı yaşamanın tadını hissedin derim.

Çok değil, üç yıl sonra ben de sınav yapılan okullardan birinde, sizden tek farkla sıralarda değil bahçede oğlumu bekliyor olacağım, sizin bu gün yaşadığınız aynı heyecanla. Ben günümüzün öğrencilerini seviyorum ve sizinle gelecek yarınlarımızdan umutluyum. En önemlisi yeni nesil daha çok sorguluyor, bizler gibi kaderine çabuk boyun eğmiyor. İstediklerini elde etmede daha kararlı. Bu sınav da son değil arkadaşlar, henüz başlangıç. Vazgeçmek yok, bu kez olmadıysa daha çok saldırmalısınız. Eğer ki başardıysanız, başaracaklarınızın başlangıcında olduğunuzu sakın umutmayın.  

Fakülte yıllarından bana kalan kahve , kırk yıllık dostlukların temeli. Kahvemi içerken gençlere bakıyorum, umut var gelecekten. 


İzleyiciler

Boomerang

Bumerang - Yazarkafe