Boğazımda İs Kokusu

Havada dumanın keskin çaresizliği, ölümün derin soğukluğu. Yükselen alevler karşı konulmaz gücünü hissetiriyor karşı yakadan. Felaketlerin getirdiği ölümün sessizliğinin dini, dili, ırkı olmaz. Alevi söndüren su,  acının karşı kıyıda yarattığı üzüntüyü de söndürür mü? 

Bizler, komşumuzun acılarına ortak olmanın anlamını çok küçük yaşlarda öğrenen nesiliz. Mahalleden biri öldüğünde yas nedeniyle günlerce televizyon seyretmeyen, müzik dinlemeyen, düğünlerini erteleyen ailelerin çocuklarıydık. Ne zaman unuttuk annelerimizin cenaze evine yemek hazırlayıp götürdüğü günleri. Şimdi belediyeler üstlendi bu görevi, benim yaşadığım şehrin belediyesi de dahil bir çok belediye taziye evine pide, ayran gönderiyor bu günlerde acılı insanlara manevi destek olmak adına. 

Komşuluk, akrabalardan bile önce gelirdi toplum yaşamımızda. Başımıza bir şey gelse, ev dışındaki fertlerimizden önce komşularımız koşardı yardımımıza. Benim de çocukluğum bunun bir çok örneği ile doludur. Biz tatilde iken evimizi su bastığında, evimizi temizleyen komşularımızdı bize haber vermeden önce, yeğenimin boğazına mısır tanesi kaçtığında ilk koşturan da komşularımızdı, düğünümüzde evini açan da komşularımızdan başkası değildi. Yani anlayacağınız sevincimizde de , üzüntümüzde de kapıyı ilk çalan hep komşularımızdı. Ya henüz çok küçükken, sokaklarda top koştururken salçalı ekmek veren komşularımızdan başkaları değildi. Büyüklerimiz "Ev alma, komşu al" diyerek anlatmaya çalışmışlar komşunun değerini. Bakmayın günümüzün yüksek güvenlikli yaşam alanlarının yabancılığına. Bizim güvenliğimizi komşularımız sağlardı mahallelerde. Biraz evden uzaklaşsak oyunlarımızın cazibesiyle, komşumuz elimizden tutar mahalleye geri getirirdi bizi. Hepimizin anne babalarımızla ilişkili kimliklerimiz vardı mahallelerde. Ayşa Hanımın kızı, fırıncının oğlu, bakkalın ikizleri idik.  

Bir kaç gündür karşı komşumuz büyük bir felaketle karşı karşıya, yiten canlar var. Yüreğinde hissetmiyorsan komşunun acısını, değerlerini yitirmişsin demektir. İnandığın din her ne olursa olsun en çok yanmaktan korkarsın değil mi, yanma korkusu tüm otoritesiyle etkisi altına alır bizi yaşam döngümüzde. Bunu bildiğin halde, nasıl olur da duymazsın yanan çocukların çığlığını. Çocuklar öldü diyorum size, aileler yok oldu. Salçalı ekmeğin kırmızılığına, alevin kızılı karıştı. 





Boğazımda is kokusu var, genzimi yakıyor bugün. Olumsuz yorumları görmek istemiyorum engel olamsam da, insanlıktan uzaklaşmış olamayız bu kadar. Çok şükür ki sosyal medyanın ötesinde, çevremdeki insanlar bu konuda duyarlı. Yakın çevremi gözlemleyince, anlıyorum ki doğru arkadaşlıklar, doğru komşuluklar inşa etmişim yaşamımda. Bunu bilmek umutlandırıyor beni geleceğe dair. 

Canım kahve istemiyor bugün, sakızda içtiğim kahvenin kırk yıl hatırı var. Televizyonu kapattım, Atina' daki canlarımın acısı yüreğimde. Komşum çok geçmiş olsun, bir şeye ihtiyacınız olursa İzmir' de eviniz var.


İzleyiciler

Boomerang

Bumerang - Yazarkafe