Paşa' nın Yeni Yuvası

Gün doğmak bilmemişti o gece küçük  Osman için. Babası söz vermişti alacaktı o çok istediği köpeği. Arkadaşlarından Murat' ın köpeği vardı, Aysel' in de kedisi. Hatta hafta sonu oyun oynamışlardı Murat ve köpeğiyle. Ne çok eğlenmişlerdi tepelerden inerken. Murat' ın köpeğinin ismi Rex' ti, Rex önden gidip onlara yolu gösterirken ne çok özenmişti ona. Gelir gelmez heyecanla annesine anlatmıştı, o da çok istiyordu bir köpek arkadaşı olsun, onunla oynasın. O anda aklında sadece oyun oynamak ve biraz da popüler olmak vardı. Bakımı aklının ucuna bile gelmiyordu. Niye gelsin ki, henüz sekiz yaşındaydı ve kendisinin bakımını bile annesi babası düşünüyordu henüz.

Murat'larla oyundan döndüğünden beri annesinin başının etini yiyordu. Annesi farkındaydı sorumluluğunu üstlenmenin  bir canlının ve anlatmaya çalışıyordu küçük oğluna, ama dinler mi Osman. Henüz bebekken öğrendiği ilk davranıştı ağlayarak istediğini yaptırmak. Kucak istediğinde, ağlamanın çok işe yaradığını o kadar iyi öğrenmişti ki, yine aynı yöntemi denemekle başaracağına emindi.

Öğlen yemeği zamanıydı Mahmut' un. Yemekten sonra sigara içerken arkadaşına anlatmıştı oğlunun köpek isteğini. Bakım bölümünden Ercan'ın köpeği yeni doğum yaptı, o da ne yapacağını bilmiyor dedi yakın arkadaşı Tolga. Oğlunu sevindirmek istiyordu, ay sonuydu para da kalmamıştı. Tolga' nın evine gittiler işten sonra, yavrular o kadar sevimliydi ki hemen içi ısındı birine. 

Her akşam olduğu gibi babasını bekliyordu pencere kenarında küçük Osman, sürprizden habersiz. Babası gelince Rex' i anlatacaktı. Babası mahalle başında göründüğünde gördü yavruyu, koşarak sarıldı babasına. Dünyanın en mutlu insanıydı o an. Günler günleri kovalarken oyunlar farklılaştı, daha az zaman ayırır oldu Pamuk' a küçük Osman. Çocuktu ve hevesi geçmişti. Aile zaten zorlanıyordu, geçim derdinde, Pamuk artık ilgisini kaybetmişti ailede. Mahmut ay sonunu nasıl getireceğini düşünürken Pamuk' un aşısı da gelmişti. Osman nerdeyse hiç oynamıyordu Pamuk' la, bakımı anneye kalmıştı, o da sızlanıyordu. Açıkçası ebeveynler olarak çok da istememişlerdi köpeği, alışkın da değillerdi zaten bir başka canlıyla yaşamaya. Bir akşam sokağa terkettiler masum köpeği.





Sokağı tanımıyordu Pamuk, geceler boyu göz yaşı akıttı. Bir çok tehlikeyi atlatırken karnını doyurmalıydı. Kendine güvenli yer bulmalıydı, az ilerde çocuk sesleri geliyordu. Çocuklar ona zarar vermezdi. Büyüklerin dünyasından dışlanan Pamuk çocukları seviyordu, oyun arkadaşıydı çocuklar onun. Kendisini onlara yakın hissediyordu, yeteri kadar büyüyememişti henüz zaten. Çocukların peşi sıra giderken bir otoparkta buldu kendini. Çocuklar farklı bir isimle seslendiler ona, olsun onu sevmişlerdi ya. Yemek verdiler ona, Paşa diyorlardı ona, onunla oynamak istiyorlardı. Anladı ki yeni ismi artık Paşa. Her Paşa dendiğinde kuyruğunu sallıyordu artık. Sonra büyükler döndü işten. Herkes seviyordu onu, sevimliydi ve ilgiye ihtiyacı vardı.



Ben de çok yorgun dönmüştüm o gün işten, malum gün boyu bitmek bilmeyen toplantılar, sonu gelmeyen aksiyonlar. Aslına bakarsanız köpeklerden biraz çekinirdim, çocukluktan kalan travma olmalıydı. Ama ilk anda içim ısındı , sonradan adının Paşa olduğunu çocuklardan öğrendiğim bu sevimliye. Tüm komşular seferber olduk onu sevmek için, yediklerimizden artırdıklarımız yetmedi, her birimiz marketten Paşa' ya alışveriş yapar hale geldik. Ne kadar doğru bir yerde oturduğumun ispatıydı komşularımın vicdanı. Şimdi ne mi yapıyoruz, zaten çok kısıtlı otoparkımızda arabalarımızı Paşa' nın yattığı yere uygun olarak park ediyoruz. Biz de Paşa da otoparkın evi olduğunu kabul ettik. Onun orda olduğunu bilmek tüm apartman sakinlerini mutlu ediyor.

Kahvemi içip, Paşa' nın akşam yemeğini indireyim. Gerçi o çoktan yemiştir de , birazını karşı apartmanın çocuğu Garip ile paylaşır. Keşke hikayelerin başlangıcı, her ne kadar sokağa bırakılmasının mazereti olamazsa da, bu hikayedeki kadar masum olsa. Çoğu zaman daha acı ve eziyetler barındırıyor maalesef. Bir canlıyı sevmeyen insan, kendi türü olan insanı nasıl sever. Sevginin temel olmadığı bir dünyada nasıl yaşanılabilir.

Yorumlar

İzleyiciler

Boomerang

Bumerang - Yazarkafe