İyi ki Varsın Oğlum

Önce sarı saçlarını gördüm uzaktan oğlum. Ardından Ege mavisi gözlerini....

Heyecan ve stres dolu bekleyişin sonunda, sarı saçların beliriyordu ameliyathane örtüsünün altından, hemşirenin kucağında bana gelirken. O çok beklenen, aylar süren heyecan ve sabırsız günler yerini öyle bir sıcaklığa bırakmış ki, seni ilk gördüğüm anda çok sevdim oğlum. Yaşama sırası artık sana gelmişti, henüz açamıyordun maviş gözlerini. Şaşkındın, ürkektin belki de kendini güvensiz hissediyordun, annenin kokusundan kısa bir süreliğine de olsa ilk kez ayrılmıştın.

Sonra ağlattılar seni birtanem. Tabii ki sen bilemezdin bunu neden yaptıklarını, sen baba olana kadar da bilmene gerek olmayacak zaten. Ben ise karışık duygular ile izliyordum seni ilk kez  minik bedenini giydirmelerini. Küçücüktü ellerin, parmakların. Ardından ilk hasretin sona erdi, annene kavuştun. Ben ilk kez o zaman hissettim kokunu. Artık üç kişiydik yaşam paydaşlığında.

Her geçen gün büyüyordun oğlum. Önceleri buna çok sevinirken, yıllar birbirini tükettikçe keşke hep küçük kalsaydın diye düşünmeden edemedik . İnsan büyüdükçe yaşam kaygıları da, sorumlulukları da artıyor ya, ondan acelemiz yoktu oğlum.




Her anından ayrı bir keyif aldık,  sen birey olma yolunda ilerlerken. İlk aşın, ilk maman, ilk adımların derken gün geldi okula başlama günün geldi. O gün belki de okula gitmenin, gözardı edilemeyecek yıllar boyunca senin hayatında yer edeceğini bilmiyordun, ama o kıyafetler sana o kadar çok yakışmıştı ki biz duygularımızı gizlemede başarısız kalıyorduk.

Bu yıllar da bebeklik zamanı gibi hızla tükeniyor elbette. Kapısından girdiğinizde hediye ettikleri çam ağaçları büyüdü artık oğlum. Onlarca kelime yazdınız, okudunuz. Güzeldir okul yılları ama bunu ancak okul hayatın bittiğinde anlayacaksın. Şimdi size düşen çoğu zaman sınav stresi, not stresi gibi görünse de, içinde biriktirdiğiniz arkadaşlıklarınız, kişiliğiniz ve yarınlarınız var. 

Sonra gün geldi, ortaokul mezuniyet balosunu yaşadık. Resimlerine bakıyorum da en çok değişmeyen bakışların oğlum. Gözlerini çok da açamadığın ilk günlerinde bir an yakaladığımız bakışların var ya hiç değişmedi oğlum. Sana ne zaman baksam, hastane odasındaki o kokunu hissediyorum. Artık liselisin oğlum dediğimin üzerinden bile bir yıl geçti. Zamanı durduramıyoruz maalesef, hızla akıp gidiyor. Hızla tükenen yıllarda beni en çok sevindiren, sevgi temelli kişilik yapısına sahip olman. Yarınlar sizlerin sevgileriyle inşa edilecek.





Yarın yine bir sınavın var. Hangi insan ister doğum gününde sınava girmeyi değil mi? Haklısın oğlum, hem de çok haklısın. Yaşamın senin karşına çıkaracağı bir çok saçmalıktan biri de sınav gerçeği ve ben buna hiç bir çözüm üretemiyorum oğlum. 

Doğum günün kutlu olsun oğlum, iyi ki hayatımızda varsın. Seni çok seviyoruz. Henüz bebekken söndürmekte zorlandığın mumlar üflemeni bekliyor oğlum. Yarın kahvemize pasta yarenlik eder, ne dersin?




Yorumlar

İzleyiciler

Boomerang

Bumerang - Yazarkafe