Ahmet'in Bayramı

Yatağında yavaşça doğruldu, uykusu kaçmıştı Ahmet' in. Bir süredir böyle aniden ve huzursuz uyanıyordu çok da derin olmayan uykusundan. Yataktan hemen kalkmak istemedi. Bir süre yanında yatan o çok sevdiği eşi Gül'ün uyumasını seyretti. Büyük bir sevdayla evlenmişlerdi. O zamanlar gençlik de var başta, kızı vermemişlerdi. Ahmet çalışkandı, ancak gençliğinin ilk yıllarındaydı. Kızın ailesi çok da ikna olmamıştı Ahmet' in ev bakabileceğine. Köylük yer, başlık parası desen Ahmet de ne gezer. Bu adet eski geçerliliğini kaybetmiş olsa da biraz parası olsa kızın ailesini ikna edebilirdi. Son çare kaçarak evlenmişlerdi. Çocuk büyüyünce öpmüştü dedesinin elini de barışmışlardı.

Bir süre daha kaldı yatakta boş gözlerle tavana bakarak. Biraz sıkıntılıydı bu aralar, ay sonu zor geliyordu. Mesailer ile idare ediyordu, ancak bu da onu çok yoruyordu. Bu aralar biraz göğsü sıkışıyordu ama korkutmak istemezdi canından çok sevdiği yarini. Hiç bahsetmemişti ona, bazen uykudan uyandırıyordu bu ani gelen ağrılar. Çok genç de sayılmazdı artık, eve gelince uyuyakalıyordu televizyonun karşısında daha dizinin başında.

Bugün diğer tatil sabahlarından farklıydı, bugün bayramdı. Emeğini kutlayacağı gündü, kalktı bayram sabahı traşını oldu sessizce, uyandırmak istemiyordu sevdiceğini. En temiz kıyafetlerini ütülemişti eşi akşamdan, arkadaşlarıyla buluşacaktı meydanda. Bugün sesini duyuracaktı, özgürce bağıracaktı. Yılın bütün günlerinde sessiz olan oydu, bugün avazı çıktığı kadar bağıracaktı. Hazırlanıp çıktı evden.





Arkadaşlarıyla buluşmasına çok vardı, Zafer abinin kahvesine uğradı. Zafer abiye tatil yoktu, oysa onun da bayramıydı. Zafer abi farkında bile değildi bugünün bayramı olduğunu. Emek bayramı esnaf için hiç bayram olamamıştı zaten. Çayı verip oturdu yanına Ahmet'in. Belli ki dertli olduğunu anlamıştı emekçinin. Çayını içerden yüzündeki kederden anlattığı ne çok kelime vardı da, sustu Ahmet. Bir müddet masa üzerindeki spor haberlerine baktı. Politika ilgisini çekmemişti hiç bir zaman. Maçına hiç gidemese de tuttuğu bir takım vardı, pek fanatik de sayılmazdı.

Ahmet meydana geldiğinde arkadaşlarını gördü. Eline bayrak, başına şapka verdiler. O anda sahip olduğu şapka ve bayrak onun için çok değerliydi. Yıllardır verdiği emeğin bir sonucuydu bu değer. Ahmet bağırdı, slogan attı bugün. Biliyordu ki yarın susacaktı yine. Yine zor gelecekti ay sonu. Olsun bugün bayramdı, onun bayramıydı ve değerliydi.

Alanın çevresinde kahve içenler vardı, Ahmet hiç oturup kahve içmemişti o mekanlarda. Kahve içenler Ahmet'i izliyor ve destek oluyorlardı onun sloganlarına. Aynı kahve tadını hissetmeyenler aynı bayramı kutluyorlardı bu sabah.


Fotoğraf Google görsellerden alınmıştır


Yorumlar

İzleyiciler

Boomerang

Bumerang - Yazarkafe