UShaka Marine Manzaraları

UShaka Marine dünyasında eğlenceli günümüz devam ediyor. Park içinde ilerledikçe ilginç arkadaşlar ediniyoruz. Yaşam o kadar doğal akıyor ki bu dünyada, bu doğallık içerisinde yaşamın ve rollerin getirdiği tüm sahteliklerden sıyrılıyorsunuz. Bir süre sonra kendinizi hafiflemiş hissediyorsunuz, burada geçirdiğim saatlerde kendi adıma çıkardığım sonuç, hayata dair ne çok kendime yüklendiğimdir. Burada kısa bir süre de olsa o yüklerimi attım, çok huzurluyum.



Günün yorgunluğu içinde evine girmeye çalışan bir arkadaş görüyoruz. Biraz yalnız kalmak istiyor belli, zira dışarısı epey kalabalık. Biraz da acıkmıştır diye düşünüyorum. Hepimizin en rahat ettiği yer evimiz değil midir sanki. En doğal halimizi sergileriz en rahat ortamımızda. Her canlının bir süre yalnız kalmaya ihtiyacı vardır. Pazar günleri son günlerin gittikçe daha popüler olan alışveriş merkezlerini ziyaret ettiğimde, sözde dinlenme günümde daha çok yorulduğumu hissederim. Çocukken bu hisse saatlerce İzmir Fuarını gezdikten sonra kapılırdım. Sözün özü insan çok yoruyor çevresindekileri.




Bir yorgun da burada. Evini sırtlamış, yaşlılığın verdiği ağırlıkla kendiyle başbaşa kalmak istiyor. Yaşadığı uzun yıllar içerisinde kimleri görmüş ve ne olaylar yaşamıştır, merak ediyorum keşke dili olsa da anlatsa diyorum. Kaplumbağaların yaşam döngüsünde en çok istedikleri zaman kendi kabuklarına çekilmelerine özenirim. Bazen olaylardan hızlıca uzaklaşmak isteriz, ama ne mümkün. İnsanoğlu o kadar kolay kaçamıyor andan. Bazen de bir an önce eve kavuşma telaşımız vardır da yollar bitmek bilmez, şanslı olduğunun farkında mı acaba.








Yaşama merhaba. Bu ne güzel fotoğraftır yaşama dair. Çektiğim fotoğraflar içinde gözdem olduğu kesin, defalarca hayranlıkla baktım bu fotoğrafa. Doğum mucizesi. Yumurtalarını kırarak ilk mücadelelerini kazanıp, güneşin parlaklığının verdiği rahatsızlık ve ardından içgüdüsel suya yönelme.  Şaşkınlık, telaş her şey yaşamda varolabilme kaygısı. İlk yaşam kavgamızı hiç birimiz hatırlayamıyoruz doğal olarak. Ancak ardından verdiğimiz bir çok mücadenin başrol oyuncularıyız. Bu küçük yavrucaklar için de yaşamın başlangıcı. Hoşgeldiniz, yaşama sırası sizde.











Müzik sesine yöneliyoruz. Epey bir kalabalık var çevresinde, belli ki ilgi çekici bir durum var ortada. Turist olmanın refleksiyle adımlarımızı hızlandırıyoruz. Bir an önce o ritme dahil olmak istiyoruz. Minik kaplumbağaların suya kavuşma telaşını andırıyor bizim telaşımız. Yerel kıyafetleriyle zulu kabilesi üyeleri dans ediyor. 









Geleneksel Zulu dansı, Zulu kültürünün önemli bir parçasıymış. Canlı şarkı ve davulların çalınması dansa eşlik ediyor. Zulu dansı, özellikle erkekler ve kadınlar geleneksel kıyafetleriyle giyindiklerinde oldukça göz kamaştırıcı bir gösteri. Ülke insanı müziği çok seviyor ve müziğe çok yatkınlar. Yerel kıyafetler doğallığın bir başka göstergesi. Kıyafetler ritmle bütünleşiyor.  Afrika'daki insanlar müziğin temposuna her an uymaya, şarkı söylemeye ve dans etmeye hazırlar.







Bu insanlar suyun ortasında ne yapıyorlar diye anlamaya çalıştım bir süre, sorunca cevabımı aldım. Bu kafes yapının içerisine giriyorlar, daha sonra bu kafes suyun içine batırılıyor. Suyun altında kafesin dışında doğal yaşamlarını sürdüren köpek balıkları var. Kafes içindeki misafirler suyun altında köpek balıklarına yaklaşmanın heyecanını yaşıyorlar. İlginç bir deneyim olmalı, ama ben almayayım.









İlk olarak oğlumun merakından ilgi duymuştum Afrika Penguenlerine. Afrika' ya kadar gelmişken görmeden gitseydim biraz üzülürdüm doğrusu. Çok sevimli değiller mi, penguenler her zaman sempatik ve komik gelirler bana. Biraz bilgi vermek gerekirse garip bir ses çıkarıyorlar ve tüm penguenler gibi uçamıyorlar.








Tüm canlılar gibi en sevdikleri an, beslendikleri an olmalı. Hepsi bir düzen içinde yemek sırasına giriyorlar. Besinini alan sıradan çıkıyor, arkadaşına izin veriyor. İnsanoğlu çoğu zaman bu kadar saygılı olamıyor arkadaşına. Hayvanlar aleminde en çok hayranlık duyduğum konu doğaya karşı gösterdikleri saygı. Yaşam savaşı için besleniyorlar ve doğadan ihtiyaçlarından fazlasını talep etmiyorlar. İhtiyaçlarını aldıktan sonra avlarına ya da canlı besinlerinin yaşamlarına saygı gösteriyorlar.







Uçamıyorlar, ama iyi yüzücüler. Suyun altında dans eder gibi ahenkleri var.  Saatlerce izleyebilirim, yanlarından ayrılmak istemiyorum. Çok sempatikler, pozitif enerji veriyorlar onları izleyenlere. Şu anda ortak paydada buluştuğum bir çok millet ve kültürden gelen insanı kendime yakın hissettim. Çok mu pozitif yüklendik, herkes birbirine gülücük veriyor. 






Çıkışa geldik, eve küçük bir hatıra eşya almak için hediyelik eşya satan dükkanlara giriyoruz. Geldiğimden beri hiç Türk görmemiştim, işte o an değişti bu. Bir erkek sesi çok tanıdık bir cümle söylüyor  "Aşkım, hangisini beğeniyorsan onu al" diyor. İşte eşinin uzun uzun bakmasından sıkılmış, alışverişten hoşlanmayan Türk erkeği sesi. Bir an önce seçse de gitsek tüm derdi o hediyelik eşya satılan dükkanda. Bunun için fazladan para harcamayı bile göze almış, yeter ki bitsin bu işkence onun için. Afrika'da da olsak çok bizden.





Son bir kahve alıyorum, bu büyülü dünyadan. Kahvesini beğendim, bir de tatlı var ki kahvenin yanında, harika.


Tüm fotoğraflar bana aittir, izinsiz kullanılamaz.

İzleyiciler

Boomerang

Bumerang - Yazarkafe